Çerkeslerin eskiden kalan yiyeceği

Çerkeslerin eski zamanlardan beri yetiştirip yemeyi sevdiği bahçe ürünlerinden birisi de kabak.

Tadı ve şifalı oluşu yanı sıra yetiştirme şekli ile de kabak diğer bahçe ürünlerinden ayrılıyor.

Kabak Çerkeslerin eskiden beri sevdikleri bir yiyecek. Savaş sonrası yıllarda da kıtlık yıllarında da kabağın insanlara sağladığı faydalardan da bahsediliyor.

Kabakla alakalı olarak bilim adamları, tıp alanında çalışanlar, ziraatçiler pek çok şey söylüyor ve yazıyor.

40-50 yıl kadar önce her Çerkes ailesi kabak yetiştirme işiyle de meşguldü. Fakat onun faydaları hakkında derin ayrıntılı bilgiye sahip olanları çok değildi.

Komşu kutur Stefanovskeden ineğimiz hasta olduğunda tedaviye gelen Rus veterinerin bahçemize girip kabaklara baktığını hatırlıyorum. O, eğitimli, bahçe ziraati ile de ilgili birisiydi. Annemiz onu kabak ve p’aste ile ağırlamıştı.

O çerkes kabağının faydaları hakkında pek çok şey anlatmıştı fakat annem ve ben  rusçayı bilmiyorduk, anlamadık.

Bilimadamlarının belirttiğine göre ulusumuz Çerkes kabağını uzun zamandır yetiştiriyor.

Kabaktan ne gibi yiyecekler yapıyorlar? Sayıca bu yiyecekler çok oluyor; Kebıps (kabak suyu), haşlama kabak, pişirilmiş kabak, keb şıps, keb p’ast, keb halıju ve diğerleri.

Çerkes kabağımız pek çok yerde tanınır oldu, değer de veriliyor. Çerkes kabağı gününün kutlanması da sevindirici.

Bu, sözkonusu bahçe ürününe değer verildiğinin de bir göstergesi. İnsanların bu ürünü daha fazla yetiştirmesini teşvik etmek amacıyla çeşitli yarışmalar da düzenleniyor.

Örneğin bu yakınlarda Rıfabğo’da kabak günü kutlandı.

Bu etkinliklere katılanlar arasında Tleserıko (Açumıj) İrine ve oğlu Bislan da yer alıyordu. Pseytuklular, bu yarışmaya katılmaları da ilginç bir geçmişe sahip. Kendileri Mıyekuapede yaşıyor.

İrine arkadaşları ile birlikte Türkiyedeydi. Bir dükkanda alışveriş yaperken ilerlemiş yaşlarda bir adam yanlarına yaklaşmış;

-Çerkesçe konuştuğunuzu duydum da yanınıza geldim, lütfen ayıpsamayın. Çerkesleri çok özlüyorum’ dedi.

Yaşlı adam Şapsığdı. Konuştular-sohbet ettiler, yaşlı adam pek çok şey hakkında sorular sordu, cevaplar aldı.

Birbirlerinden ayrılacakları zaman İrine’ye ufak bir paket verdi ‘Bu pakette kabak tohumları var, azlar ama ekerseniz çoğalırlar’ dedi.

İrine Mıyekuapeye geri döndükten sonra kabak tohumlarını da alarak annesinin yanına köye Pseytıkua geldi.

Bahçe ekim-dikim zamanıydı, tohumları ektiler.

On ocak kadar olan kabaklar yetişti, görenlerin hayret ettiği şekilde büyük de oldular, fotoğraflarını çekip internete de koyanlar oldu.

İrine; ‘-Çerkes kabağı günü epeyiden beri kutlanıyormuş fakat ben yakın zamanlarda öğrendim. Evdekilerle konuşup yarışmaya iştirak etmeye karar verdik. En iri kabakları seçip gittik, görenler hayret edip resimlerini çekiyorlardı.

Bu yarışmaya farklı uluslardan çok kişi katılmıştı. Pseytıku’dan getirilen kabaklar tartıldığında 36, 48, 77 kilo geldiler ve yarışmada birincilik elde ettiler.

HUT Şaban

Çeviri; AÇUMIJ Hilmi